Kişi, yaşamı boyu, bir yerde takılıp kalıp, yolda olduğunu sanabiliyor;
ya da ters taraftan sürekli yürüdüğü halde, bir yerde durduğunu…
Öyleyse önemli olan, bir yerde bulunmak değil, bulunduğu yerin bilincinde
olmaktır; aynı şekilde, yolda olmak değil, yürüdüğü yolun bilincinde olmak…
Yer de, yön de, yol da, bilinçtir.’
Oruç Aruoba
İnsanın duygu ve davranışını inceleyen psikoloji bilimi zaman içerisinde dönüşerek yenileniyor. Söz konusu sürecin başından günümüze kadar uzanan zamanda temel olarak üç neslin yer aldığını söyleyebiliriz. Birinci nesil; davranışçı yaklaşımla davranışı değiştirmeye odaklanırken ikinci nesil ise; davranışa bilişi ve düşünce sistemlerini de ekleyerek daha kapsamlı bir bakış açısı sunuyor.
Üçüncü nesil tedavi yöntemleri ise, uyumsuz düşünce, duygu ve davranışları değiştirmekten çok kişinin ona karşı olan tutumunu değiştirmeye yöneliyor. Bu tedavilerdeki ana tema içsel deneyimlere dair farkındalık oluşturmaktır. Bu farkındalığı geleneksel terapi yöntemlerinin yanında sanat, psikodrama, özşefkat, mindfulness gibi güncel tedavi yöntemlerini de ekleyerek geliştiriyor. Kişinin kendi iyileşme yolculuğunda aktif olarak sorumluluk almasına ve iyi gelen yöntemlerin birini ya da daha fazlasını seçmesine yardımcı oluyor.
Bizler birinci ve ikinci neslin kattığı değerleri unutmadan spontanlık, yaratıcılık ve yenilik odaklı üçüncü nesil terapi yöntemleriyle yola çıktık. Bu yolda etik ahlakı, profesyonelliği, gelişimi ve kabulü merkeze koyarak sizlerle tanışmaya hazırız.
Öyleyse, yolda karşılaşmak üzere…
Dilara